AĞLAMAK

 

bilemezsin bi rahimden öncesini
yollarda ne âşklar ne onulmaz yaralar
ne ihanet cümbüşleri
toprak kokusu ve ille de kır papatyaları
bir upuzun serhoş kır düğünü
bi tabuttan sonrasını da bilemezsin

 

 

bir âşkın parmak uçlarında
tarantino’dan görülmemiş bir kan düğüncesi
biraz o minnak kızlı fotoğraftaki hiroşima
birkaç faili meçhul karanfil
bi miktar sevda öğütücü lakırdı
aha oğlum
çok rakı
çok kibir
çok utanç
kuazimado’nun kamburundaki esmeralda
otur istediğin kadar ağla

 

 

bizdeki kederler hep bi âşktan doğmuştur
sevdik mi kimsesiz kalırız
ve kimsesizliğimizi kendi kınında bileriz her dem
bilirsin ki kağıda dökülen bi şiir ölmüştür
önceleri tütün kokumuzu çok seven o kadın da ölüdür

 

 

ya hû
orda mısın
bıktık artık dört bacak yatmaktan
hani nerde kıyametin
ey ölümsevici külhani
ey hatırasız bedevi